Pürüzsüzlüğün Yeni Adı  

Tam iki adımda pürüzsüz bir cilde kavuşmanızı sağlayan Max factor'ün yeni fondöteni Flawless Perfection, sabahtan akşama kadar da dayanıklı. Cildi porselen gibi pürüzsüz kılan ürün, cilt düzeyindeki tüm kusurları kapattığı gibi aynı zamanda cilt hücrelerinin nefes almasını da sağlıyor. Max Factor'ün bu ürünüyle çok rahat edeceksiniz.
 

Göz Çevresi Bakımı  


 

Göz çevresindeki lenfatik dolaşım ,gözlerin kırpılması ile aktiftir.Yani gözlerin kırpılması ile göz çevresindeki dolaşım ,gündüz her an aktiftir.Gece uyku esnasında bu dolaşım neredeyse duracak kadar zayıflar.O zaman ,dolaşım bozukluğu göz çevresinde kirli salgıların toplanamamasından kaynaklaan şişme ,torbalanma ,halkalanma (mor halkalar)ve doku gevşekliği gibi sorunlar ortaya çıkar.
 

Göz çevresi ,yağ dokusundan yoksun bir bölge.
 

Yağlı ürünleri ürünleri çok sever ve uygulandığında hemen emer.Bir de lenfatik dolaşım bozukluğundan bu yağlı maddeler gözlerde şişme ve torbalanma yapabilir.
 

Uygulanılan gece kremleri yatmadan önce kullanıldığında sabah şişme meydana gelir.Bu üründen kaynaklanan bir sorun değildir.Göz çevresindeki tembellik ve yağa olan zayıflıktan kaynaklanır.Kullanılan gece göz çevresi kremi mutlaka çok önceden sürülmelidir.Şişme devam ettiği taktirde ürün sabah da kullanılabilir.Unutulmamalıdır ki ;şişme ,kullanılan üründen değil,göz çevresindeki dolaşım bozukluğundan kaynaklanmaktadır.

Cildi Etkileyen Bazı Hastalıklar  


 

1-Karaciğer hastalıkları: Kahverengi lekeler ,gözaltı çökükleri.
2-Rahim hastalıkları: Kırmızı kılcal damar çatlamaları
3-Regl döneminde: Alerjik durumlar ,leke ve sivilceler.
4-Psikolojik bozukluklar: Cilt gevşemesi
5-Kan dolaşımı bozuklukları: Sarı-beyaz cilt rengi ,gözaltı morlukları.
6-Enfeksiyon hastalıkları: Göz altı çökükleri – kara sarı renk
7-Böbrek sorunları: Gözaltı torbaları.
8-Uykusuzluk neticeleri: Ciltte gevşeme

 

Hidroterapi  


 

Haydi gelin, şimdi şu su temelli terapiler objektif bir yaklaşımla gözden geçirelim; yaşamın kaynağı olan su tabi ki insan hayatının vazgeçilmez yeri olan gerçek mucizedir. Antik çağlardan beri su kullanılarak yapılan pek çok törapik uygulama vardır. Ve geliştirilerek uygulamasına devam etmektedir.

Son dönemde giderek artan şekilde bir Thalasso-Terapi salgını ile karşı karşıyayız. Bu uyglama şekli sanki yeni keşfedilmiş ve her derde deva bir mucize terapi sistemi gibi prezante edilmekte. Fakat görüldüğü kadarı ile bu konu sık sık dile getirip popülaritesini arttırmak için büyük gayret sarf edenlerinönemli bir kısmı bu uygulamanın bir şekilde deniz suyu ile bağlantılı olduğu dışında çok net bilgilere sahip değiller. Dolayısıyla bu konu ortaya atılırken adeta konunun temelini teşkil eden suyun oluşturduğu bir büyük sis bulutu içinde detayları kaybolmuş, netliği gözlerden saklanmış, gizemli bir silüet olarak kalması tercih ediliyor.maların terminolojisi üzerinde durmakta fayda var.

Böyle olunca da aslında doğru ve bilinçli uygulandığı ve doğru malzemeler kullanıldığı takdirde gerçekten önemli faydalar sağlayan su temelli terapilere de haksızlık edilmiş olmakta, konu bilimsel temelinden ayrılarak popüler magazin konularından biri imiş gibi anlaşılmakta. Halen güncelliğini koruyan "Roma Hamamı" erken Roma döneminde, çağın tıp otoritelerinin denetiminde su ile tedavinin ilk kurumsallaşmış uygulama formudur. Arkeoloji ve soyal antropoloji, çok eski çağlarda, içerdiği farklı mineraller bakımından özel nitelik kazanmış suyun kurumsallaşmış uygulamaların ortaya çıkışından çok önce kabaca tanımı ile "ılıca-kaplıca" formasyonun ilkel biçimlerinde kullanılmakta olduğunu bize anlatmaktadır.

Erken dönemlerde insanoğlu dünyamızın yer altı su kaynaklarına sahip pek çok farklı bölgesinde özel nitelik taşıdığını kimi zaman kokusundan kimi zaman renginden, bazen ısısından anladığı "su"ya özel bir önem vermiş, antik bilgilerin belkide öldürücü olabilmiş deneme / yanılmaları ile bu özel suların faydalarını keşfetmiş ve o zaman adını koymamışlarsa da sağlıklı yaşamak için bazısını içerek, bazısını sürerek, bazısı ile yıkanarak "suyun şifası"nı hayatlarına sokmuştur.

Kültürün beşiği Doğu’ya bir göz attığımızda da yazılı kaynaklarına ulaşılabilen Akad, Asur, Babil kültürlerinde suyun tedavi özellikleri ve bu maksatla kullanımı hakkında bilgilere rastlamaktayız. Daha yakın dönemlerde Anadolu’muzda kaplıca-ılıca kültürünün günlük hayatın içinde olduğu görülmektedir. Osmanlı İmparotorluğu devrinde Edirne ve Bursa’da suyun belki bu maksatlı kullanıldığı ilk örnek olarak ruh hastalıklarının tedavisinde kullanıldığı belirtilmektedir. Tarihihn bu fantastik ve konudan ötürü birazda ıslka koridorlarında gezinmeyi ya başka yazıya bırakıp su temelli uygulamaların terminolojisi üzerinde durmakta fayda var.

 


Hidro Terapi çok rahat anlaşıldığı üzere su ile yapılan tedavilerin genel adıdır. Sıradan, içeriği açısında pek bir özelliği olmayan suyu mesala sadece perküsif masaj etkisi yaratacak bir donanımla kullanarak Hidro Terapi uygulayabileceğimiz gibi, genel olarak jakuzi olarak bilinen ama törapatik etkisi olabilmesi için mutlaka bu maksatla dizayn edilmiş, maksada uygun özellikleri olması gereken donanımlarla da Hidro Terapinin bir ayağını uygulamanız mümkün olacatır. Ya da vücuda belirli bir mesafeden, doğal akış formunda uygulanan su ve bu su akışı altında yapılan özel masajla Hidro-Terapinin bir diğer ayağını oluşturacaktır. Herhangi bir özelliği olmayan su ile yapılan bu uygulamaların gerçekten faydalı olabilmesi mutlaka Hidro-Terapi için dizayn edilmiş, özel nitelikleri bulunan cihaz ve ekipman kullanılması ile mümkündür.

Oysa, bünyesinde bu uygulamalrın yapıldığını iddia eden pek çok tesisie baktığımızda en iyi ihtimalle lüks konutlar için yapılmış ev tipi jakuzi küvetlerinden başka bir donanım olmadığını ve Hidro-Terapi eğitimi almış uzman kadro bulunmadığını görmekteyiz.

Ülkemizin pek çok konuda hak ettiği yeri almasını engelleyen, kısaca "....mış gibi yapmak" olarak tarif edebileceğimiz bu yaklaşım belki ilk anda yatırımcıyı ekipman maliyetinden kurtaran bir çare gibi yorumlanmaktadır, ama orta ve uzun vadede hedefe ulaşamadığı için tamamı ile zarara yol açmaktadır.

Kullanılan su eğer özelliği olan bir su ise bu sefer uygulama formunu "SPA" konsepti içinde düşünmemiz gereklidir. Suyun bilimsel analizi bize hangi temel konularda insan sağlığına faydalı olabileceğini gösterecektir. Genellikle termal kaynaklar olarak görülen bu özellik bu özel nitelikli sular doğal kaynağından çıktığı şekliyle, bazen belki biraz soğutarak, ama mutlaka hijyenik şartları tam ve suyun etkilerinden azami faydalanılmayı mümkün kılan bir ortam ve donanım ile hizmete sokulmalıdır. Bu suyu eğer sadece doğal şekli ile "banyo" olarak kullanıyorsak, ufkumuzu "kaplıca" kavramından öteye taşıyamadığımız açıktır. Buna eşlik edebilecek en geniş uygulama, doğal kaynağın çevresinde oluşan "çamur"ukullanmaktır. Tabi ki özelliği olan bu su terapinin temelini teşkil eder ve buradan kaynaklanacak "şifa" nın temeli suyun özellikleridir. Ancak eğer bu suyu ciddi bir Hidro-Törapatik cihaz ve ekipman donanımı ile bilimsel tasarıma sahip bir parkura hizmete sokarsak elde edeceğimiz sonuç çok daha yüksek kalitede olacak ve sağlık şartları en üst seviyede yerine getirilebilecektir. 

Düşünebilen varlık bulduğu ile yetinebilmek yerine daha iyiye ulaşmak için geliştirmeyi tercih eder. Ve ticari getiriyi hedeflerken, asgari yatırım ile azami kar beklentisi bugün en ilkel ve tutarsız ekonomik davranış olarak tanımlanmaktadır. Belki koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi demeye devam edenler var hala, ama değişim dinamiği bunun yanlış olduğunu çoktan ispat etti bile. Üstelik insan sağlığı gibi kutsal bir alanda hizmet verenlerin, heleki bu hizmetlerinden ticari kar elde edenlerin insanların bilgisizliğinden istifade edip, olması gerekeni yapmak yerine "mış gibi " yapmaya ve dolayısıyla kendilerinden fayda bekleyenleri açık tabiri ile sömürmeye hiç mi hiç hakları yoktur. Dikkatli gözlemci bu gün ülkemizin adı önde gelen bazı kazı tesislerinde kazma / kürek ve inşaat eleği ile alınan toprağın hiçbir işleme tabi tutulmadan termal su ile merdaneli çamaşır makinesinde karıştırılıp şifalı çamur kürü adı altında fahiş fiyatlarla şifa bekleyen insanlara uygulandığını görmekte zorluk çekmeyecektir.

Bunun altında yatan güdü, o çok uyanık tüccar kafası ile her türlü bilimsel alt yapıya ve sertifikalara sahip sağlıklı malzemelere para vermek yerine o malzemenin uygulama fiyatı ile neredeyse sıfır maliyette malzeme kullanıp aşırı kar sağlamaktadır. Ülkemizin yetkili makamlarının farklı sebeplerle bu konuda ciddi bir denetim yapamadığı çok açık olduğuna göre, burada en önemli görev bizzat kendi sağlığı riske edilen kaliteli hizmeti talep etmeyi, sunulan hizmetin kalitesinin belgelendirilmesini istemeyi, doğru kriterde araştırma ve mukayese yapmayı ve hakkımız arayıp kötüye razı olmamayı öğrenelim. Hakkımızı aramak için artık eskisi gibi yıllarca sürecek mahkemelerde uğraşmak gerekmiyor. İlçe seviyesine kadar kurulmuş tüketici komisyonları şikayetleri (tabiki haklı olmak şartıyla) seri şekilde sonuca ulaştırıyor.

Kullandığımız su işlem görmüş denzi suyu ve yardımcı malzemelerimizle deniz kökenli mineral, tuz, yosun gibi malzemeler ise yine terapinin getirdiği özelliklere sahip cihaz ve ekipman kullanıyorsak yaptığımız işe Thalasso-Terapi diyebiliriz. Tüketici olarak da sadece bu suyla banyo yapmak ve içine biraz yaprak veya toz yosun atılmış banyo küvetinde yarım saat vakit geçirmekle Thalasso-Terapi hizmeti aldığımızı düşünmemeliyiz. Ancak bu iş için özel olarak dizayn edilmiş hidro-terapi maksatlı cihaz ve ekipman bilimsel alt yapıya dayanan belli bir tasarımla hizmete sunulduğu ciddi bir parkur bu hizmeti istenen seviyede sunabilmeyi / faydalanabilmeyi mümkün kılar. Tabi ki bu konuda hizmet veren kadro olması da aynı derecede önem taşımaktadır.

Suyun niteliği yukarıdaki gruplardan hangisine girerse girsin, su ile yapılan tedavilerin başka önemli boyutu fizyoterapi / rehabilitasyon. Su, bu branşta da çok eski çağlardan beri ana tedavinin bir parçası olarak kullanılmaktadır. Temel olarak suyun kullanılışı benzer ekipmanlarla sağlanmakta; bazı cihaz ve ekipman hem estetik hem fizyoterapik konseptine ait olabilmektedir. Kas ve eklem hareket yeteneğinin yeniden kazandırılmasına yönelik terapiler içinde su ile yapılan uygulamaların önemli bir yeri vardır. Doğal olarak bu konuda uzman kadrolar tarafından ve tedavinin diğer basamaklarını da üstlenebilecek alt yapı donanımına sahip tesislerde uygulanması söz konusudur.

Thalasso cihaz ve ekipman işidir.

Sevgi & Aşk