Cilt Bakımı
Yüz ve boyun dış etkenlerden çok fazla
etkilenir. Yüzümüzün cilt yapısı elimizin cilt yapısına benzer. Fakat yüzümüzün
cildinin elimizin cildine göre başka sorunları da vardır. Siyah noktalar,
sivilceler, yağlanmalar veya kurumalar, kırışıklık gibi. Bunlar cildin gerçek ve
en büyük düşmanıdır.
Herkes normal bir cilde sahip olmak
ister. Fakat cilt ister normal, ister yağlı, ister kuru olsun asıl önemli olan
cilt bakımını bilmek ve cildimizi korumaktır.Cilt bakımında
bebek
Gibi Bir Yüz İçin
aşağıdaki
maskeleri uygulayabilirsiniz.
Sabah Bakımı
İlk olarak sabah kalktığınızda su ve
sabunla cildinizi iyice yıkayın ve yumuşak bir havlu ile kurulayın. Bir süre
sonra yani cilt kuruduktan sonra tonikle temizleyin. Yüzünüzü temizlediğiniz
pamuğa baktığınızda çok şaşıracaksınız. Az önce cildinizi sabunla temizlememiş
gibi pamuk kirlenir. Çünkü sabun toniğin ulaşabildiği kadar cildin derinine
ulaşıp oradaki kirleri temizleyemez. Cildinizi temizledikten sonra mutlaka
cildinize uygun bir nemlendirici krem sürün fakat cildiniz kuru dahi olsa
kreminiz çok yağlı olmasın. Sabah yaptığınız bu basit cilt bakımı cildinizi ve
boynunuzu gün boyu dış etkenlerden korur ve cildinize güzellik kazandırır.
Akşam Bakımı
Akşam bakımı da sabah bakımına benzer.
Özellikle makyajlıysanız yüzünüzü ve boynunuzu önce sabunla yıkayın, daha sonra
tonik veya losyon, bunlar yoksa süt ile iyice silerek temizleyin. Yüzünüzde
fondöten veya pudra artığı bırakmayın. Daha sonra cildinize sabah
kullandığınızdan biraz daha yağlı bir nemlendirici krem sürün. Kreminizi
cildinizin yapısına göre seçmeye özen gösterin. Evet hepsi bu. Basit, ekonomik
ve gerçekten faydalı.
Cildinize uyguladığınız sabah ve akşam
bakımının yanında haftada bir kez uygulayabileceğiniz bazı
doğal bakım
yardımıyla da cilt bakımı
yapabilirsiniz.
Cildinizdeki
gözenekleri sıkılaştırmak için
2-3 yemek kaşığı killi toprak ile 2 tane
havucun suyunu karıştırıp yüzünüze sürün. 1 saat bekledikten sonra yüzünüzü
soğuk su ile yıkayın.
1 litre maden suyuna 1 tutam lavanta
çiçeği, 1 tutam ısırgan yaprağı, 1 tutam kırlangıç otu atıp 2 gün bekletin.
Sonra bu su ile yüzünüzü silin. 30 dakika bekledikten sonra ılık su ile yüzünüzü
yıkayın.
Cilde Parlaklık Vermek İçin
1 kaşık bal ile 1 yumurtanın akını iyice
çırpıp yüzünüze sürün. 15 dakika bekledikten sonra avuç içlerinizi 4-5 kere
yüzünüze bastırıp çekin. Daha sonra yüzünüzü soğuk su ile yıkayın.
Aynı miktarlarda avokado yağı, buğday
yağı, saf zeytinyağı ve 2 yemek kaşığı balı iyice karıştırıp cildinize sürün.
10-15 dakika bekledikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayın.
_____________________________________________________________________________________________________
Akılcı ve basit beslenme planı
Beslenme planınızda yapacağınız basit, kolay ve akılcı değişikliklerle
sağlığınızda önemli iyileşmeler yapabilirsiniz.
Kan basıncınızı ayarlamak, kan şekerinizi dengelemek, kolesterol ve trigliserid
seviyelerinizi azaltmak için ciddi avantajlar sağlayabilirsiniz. Unutmayın! ‘Ne
yiyorsanız O’sunuz’ kuralı yüzyıllardır hep aynı ve hiç değişmeyecek...
Akılcı bir beslenme planı ile kilonuzu daha kolay yönetir, osteoporozdan (kemik
kırılganlığı artışı), menopoz yakınmalarından, yaşlılıkta karşılaşabileceğiniz
pek çok sorundan korunabilirsiniz. Kolay, ucuz ve uygulanabilir besin
değişimleri ile geç yaşlanan formda biri olabilirsiniz.
Yapacaklarınızı öğrenmeniz çok kolay! Bütün sorun karar vermekte. Verdiğiniz
kararı sürdürmek ve çevrenizdeki sabotajcılarla bir süre direnmekte...
Yapacağınız değişimlerin yaşamınıza sağladığı katkıları birkaç ay içinde alacak,
yaşam kalitenizdeki düzelmeye, sağlığınızdaki iyileşmeye siz de şaşıracaksınız.
Hipertansiyona karşı
Hipertansiyon sorunu ile daha kolay başetmek istiyorsanız önce kalori
tüketiminizi kontrol altına alın. Fazla kilolarınızı atın! Tuz tüketiminizi
günde bir çay kaşığı (2,5 gr) ile sınırlayın. Potasyumdan zengin besinlerden
(muz, patates, şeftali, kayısı, domates), magnezyum kaynaklarından (kurubaklagiller,
ceviz, fındık), posa deposu sebzelerden (havuç, yeşil yapraklı sebzeler) daha
çok faydalanın.
Kalp ve damar için
Kalp ve damar hastalığından, damar sertliği ile ilişkili sağlık sorunlarından
uzak yaşamak istiyorsanız omega-3 yağ asitlerini artırın: Daha çok balık
(haftada 2-3 kez, 100-150 gr), keten tohumu (günde 1-2 tatlı kaşığı), ceviz
(günde 1-2 adet) kullanın. Kolesterol deposu besinlerden (sakatat grubu,
şarküteri grubu, yumurta sarısı), doymuş yağlardan (tereyağı, iç yağı, kuyruk
yağı, kanatlı hayvanların derisi, yağlı kırmızı etler) uzak bir beslenme planı
yapın. Kalori ve alkol tüketiminizi sınırlayarak trigliserid düzeyinizi azaltın.
Antioksidan etkili doğal ateroskleroz savaşçılarından (Likopen deposu domates,
karpuz, Resveratrol deposu üzüm suyu, şarap, Quercetin deposu elma,
Proantosiyanidin deposu üzüm çekirdeği) daha sık faydalanın.
Yaşlılıkla ilişkili göz sorunlarından katarakt ve makula dejenerasyonun
yavaşlatılmasında E vitamini zengini besinlerin (yağlı tohumlar, tahıllar),
Lutein deposu, Zeozantin kaynağı ürünlerin, beta karoten yüklü havucun,
kayısının, C vitamini deposu sebze ve meyvelerin yararından istifade edin.
Kemiklere güç verin
Kemik kırılganlığı artışı doğal bir yaşlılık sürecidir. Kalsiyum zengini süt ve
süt ürünlerinden (peynir, yoğurt, ayran), D vitamini deposu besinlerden,
kalsiyum ile zenginleştirilmiş meyve suları ve diğer içeceklerden daha çok
yararlanın. Tükettiğiniz besinlerle kemiklerinize daha fazla kalsiyumu, doğal
yoldan sağlayın.
Periyodik dönemleriniz gergin, şiş ve ağrılı geçiyorsa tuzu azaltın, magnezyumu
arttırın. Daha çok posalı ürün kullanın. Menapoz dönemine ilişkin sorunlarınızı
baskılamak istiyorsanız soya ürünlerinden daha sık yararlanın.
Öğleden sonra enerji
Öğleden sonraki enerjisizlik sorununuzu çözmek için öğlen yemeklerini salata ile
geçiştirmeyi bırakın. Her öğlen 100-150 g balık, tavuk veya yağsız kırmızı et
ihtiva eden bir beslenme planı yapın. Ya da salatalarınıza protein katın!
Uykusuzluk sorununuzu çözmek istiyorsanız akşamları erken yiyin ve daha fazla
karbonhidrat (sebze, makarna) kullanın. Akşam yemeğinizi küçültün, azaltın.
Bellek kaybından korkmayın
Yaşlanma sorunlarından bellek azalması ve yaşlılık depresyonu ile mücadele
etmekte de Omega-3 yağ asitlerinden faydalanabilirsiniz. ‘Dokozahekza-noikasit’
(DHA) belleğe güç veren, yaşlılıkla ilgili depresif ruh halini önleyen bir Omega-3
yağ asididir. Balıkta ve diğer deniz ürünlerinde bol bol bulunur. Omega-3 yağ
asitlerinden EPA (Ekozapantonoikasit) kanı inceltip, damarları koruyarak bellek
kaybını geciktirebilir. Depresyon ve ruhsal gerginliği azaltmada Omega-3 yağ
asitleri yanında magnezyum zengini besinlerden, B vitamini depolarından da
yararlanabilirsiniz.
Yorgun musunuz?
Hep yorgunsanız, daha çok protein (balık), magnezyum (ceviz, badem, avokado), B
vitamini ve potasyumu (muz, domates) doğal besinler ile kazanmaya çalışın. Demir
(et, yeşil sebzeler, pekmez) ve folik asit tüketiminizi çoğaltın. Demir
eksikliği ile ilişkili sağlık sorunlarından korunmak, belleğinize, saçınız,
deriniz ve ruhsal dengenize, özellikle de kansızlık sorununuza çözüm bulmak için
daha fazla demir tüketmeye bakın! Yorgunlukla savaşta en güçlü silahın iyi bir
sabah kahvaltısı olduğunu sakın unutmayın. Öğün atlamayın
______________________________________________________________________________________________________________
Göz kalemi ve eyeliner nasıl kullanılır?
Eyeliner ve göz kalemi kullanmadan önce bilmeniz gereken en önemli şey, her iki
malzemenin de mümkün olduğunca ince çizgilerle çizilmesinin gözü daha güzel
göstereceğidir.
Siyah göz kalemi, siyah saçlı, esmer tenli bayanlar için çok uygundur. Esmerler
dışındaki bayanlarda bu renkte bir göz kalemi ve eyeliner çok koyu sayılabilir.
Beyaz tenli kadınlar yumuşak kahverengi ya da gri tonlarını tercih etmelidirler.
Gece ise, göze sürülen fara uyan renkli bir kalem tercih edilmelidir.
Eyeliner'ı çok ince uçlu bir fırçayla sürmek güzel bir görüntü oluşturacaktır.
Eğer eyeliner sürmeyi bir türlü beceremiyorsanız işte size bir öneri.
Mümkün olduğunca aşağıya doğru bakın ve elinizle gerdiğiniz üst gözkapağınızdaki
kirpiklerin dibine mümkün olduğunca yakın bir çizgi çekin.
Bu çizgi göz kuyruğunda sona ermeli, dışa doğru uzamamalıdır. Alt gözkapağına
kesin bir çizgi çizmek istemiyorsanız, buraya eyeliner'la yanyana noktalar yapın
veya eğrilemesine kısa kısa çizgiler çizin.
Bazen gözün üst kapağındaki kirpiklerin altına çizgi çizilmesi de hoş bir
görünüm kazandırır. Bunun da yine ince ve düzgün olmasına dikkat edin.
________________________________________________________________________________________________________________
Dolgun dudaklara sahip olabilirsiniz
Dolgun dudakları niçin güzel buluyoruz biliyor musunuz? Çünkü dolgun dudaklar
bir anlamda gençliğin simgesi.
Neden mi? Zamanla kadınlık hormonlarının üretimi azaldıkça kadınların vücudunda
önemli dğeişimler olur. Doğurganlığın azalması, cildin kuruması, saçların
azalması ve dudakların incelmesi bu dğeişimlerdendir. İşte bu nedenle belki de
bilmeden kalın ve dolgun dudakları güzel buluyoruz. Eğer dudaklarınız zamana
yenilip eski dolgunluğunu yitirdiyse bu konuda önlem alabilir ve küçük bir
girişimle birkaç yaş geriye dönebiliriz.
Enjeksiyon
Yabancı dolgu madde enjeksiyonu
Kolajen ve hyalurinik asit dudaklara dolgun görünüm vermek için en sık
kullanılan yabancı dolgu maddeleri. Bunların uygulaması son derece basit ve kişi
günlük hayatına hemen dönebiliyor. ancak dezavantajları kalıcı bir çözüm
getirmemeleri. Çünkü en fazla 6 ay içinde dudaklar eski haline dönüyor.
Operasyon
Kişinin kendi dokusuyla
Hastanın kendi vücudundan alınan yağ ve deri gibi dokuları kullanarak da
dudaklar dolgunlaştırılabiliyor. Bu dokularla hazırlanan doku kokteyli dudaklara
enjekte ediliyor. Çok komplike bir işlem değil ve lokal anesteziyle
yapılabiliyor. Kişinin kendi dokusu olduğu için alerji riski de yok. Ancak bu
dokular da zamanla eriyor, işlemde kalıcılık sağlamak için birkaç kez
tekrarlamak gerekiyor.
Kesilerle
Dudakları dolgu maddeleri kullanmadan çeşitli kesi teknikleriyle daha kalın ve
biçimli görünür hale getirmek olası. Bu operasyonlarda amaç dudak kenarlarını
daha dışarı taşırmak ve dudaklara daha kalın bir hal kazandırmak. Bu operasyonun
sonucu kalıcı oluyor ve değişmiyor. Bu operasyonlar da dolgu maddesi
enjeksiyonları gibi lokal anestezi altında yapılabilen basit girişimler.
__________________________________________________________________________________________________________________
Saç bakım ürünleri faydalı mı?
Banyomuzda birçok saç ürünü bulunur. Bunları kokuları, ambalajları,
promosyonları gibi değişik sebeplerden satın alırız. Ancak tüm bu ürünlere neden
ihtiyaç duyduğunuzu biliyor musunuz?
Şampuanlar
Şampuansız saçlarınızın nasıl görüneceğini bir düşünün. Havada uçuşan toz toprak
içinde, kafa derinizin ürettiği yağlarla ve kullandığınız şekillendiricilerle,
yıkanmamış saçlar matlaşır, yağlanır ve hatta kokmaya başlar. Sampuan suyla
karışınca köpük üreterek ve yumuşatıcı etki kazanarak ( zengin amonyum sülfat ve
sodyum sülfat gibi ) saçlarda ve kafa derisinde oluşan kirleri, oluşan yağları
ve şekillendiricilerin kalıntılarını ortadan kaldırır. Yumuşatıcılar, yeni
katkılarla köpükle durulanır. Köpük kirlerin arındırılması konusunda yardımcı
olur. Şampuan tüm kiri yok eder ve saçınızın temiz, parlak ve dolgun gözükmesini
sağlar.
Kremler
Şampuanlar saçın doğal nemini yok ettiğinden, sonrasında krem kullanılmazsa,
saçlarınız kaba ve kuru kalır. Kremler saça, dimentikon ve trisetilmonyum klorit
gibi maddelerle katkıda bulunarak, doğal yağlanmayı ve yüzeyin pürüzsüz
kalmasını sağlar. Statik yüklenmeyi yayarak, saçların dağılmasını, dolanmış
saçların kırılmasını önler ve saçları yumuşak, parlak tutar. Ancak yanılgıya
kapılmamak gerekir: Kremler hastalıklı ve hasarlı saçları asla iyileştiremez;
çünkü saç canlı bir madde değildir. Kremlerin kullanım yoğunluğu kişisel
ihtiyaça göre değişiklik gösterir. Örneğin saçlarınız boyalı, kalın telli ve
parlaksa, ince telli ve özellikle boyasız saçlara göre daha fazla krem
gerekebilir.
Şekillendirici ürünler
Bunlar günlük kullanılan ürünler olmamasına rağmen birçoğumuz saçlarımıza
istediğimiz şekli verebilmek için bu ürünleri banyomuzda bulundururuz.
Şekillendirici ürünler, polimer ve reçine gibi maddeler ihtiva ederler ve saça
arzu edilen şekli vererek o şekilde kalmasını sağlarlar. Piyasadaki en yaygın
şekillendiriciler katkı maddesi olarak polikuaterniyum, PVP ve
dimetalaminoetilmetakrilat ihtiva eder. Saç köpükleri, jöleli spreyler ve
şekillendirici spreyler saçlardaki dolgunluğu, bukle ve kıvrımları kontrol
ederek, bunların kalıcı olmasını sağlarlar.
Bu ürünler şekillendirme öncesinde, nemli saçlara uygulanır. Sıkıştırılmış
spreyler ve bukle sağlayıcı sıvılar, katı jölelere göre daha hafiftir. Dolgunluk
ve buklelerin kalıcılığını sağlamak için kullanılırlar. Bu hafif ürünler, jöleye
göre saçların daha az katı ve doğal hissedilmesini sağlarlar. Katılaştırıcı ve
şekillendirici jöleler, köpükler ve sprey ürünleri ile aynı etkiyi sağlamakla
birlikte, daha ağırdırlar ve daha ziyade katı şekillerin elde edilmesi amacıyla
kullanılırlar. Bunlar aynı zamanda anlık şekillendirmelerde veya kuru saçları
yeniden şekillendirmekte de kullanılabilirler. Değişik ihtiyaçlara göre formüle
edilmiş pek çok çeşit saç bakım ürünü mevcut olduğundan, bunlar arasından saç
şeklimize ve yaşantımıza en uygun olanını seçmek gerekir.
Bir dahaki saç kestirmenizde ve yeni şekil verdirmenizde, yeni görüntünüzü
korumada size yardımcı olacak ürünü kuaförünüze danışmalısınız. Bu konuda bir
profesyonelden görüş almak mutlaka daha yararlı olacaktır.
_________________________________________________________________________________________________________________